1 YAŞ BEBEKLİK

  • Haberin Tarihi: 15 Temmuz 2019
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
1 YAŞ BEBEKLİK

0-2 yaş arası, bebeklik dönemi olarak tanımlanır. Bu çocuğun fiziksel, zihinsel ve duygusal yönden en hızlı geliştiği dönemdir. Ancak bu dönemde çocuğun sadece fiziksel gereksinimlerinin karşılanması yetmez. Bebeğin, kendisine bakım veren kişiye bağımlı olduğu bu süreçte bakım verenle kurduğu birebir ilişki, onun zihinsel ve duygusal gelişimi içinde çok önemlidir.

0-1 yaş, uykunun en yoğun olduğu ve anne sütü kadar değerli olduğu bir dönemdir. Süt, uyku, kaka üçlemesinde ki öncelik sıralaması anne sütündedir. Çalışmalara göre anne sütüyle beslenen bebeklerde enfeksiyon hastalıkları, alerji ve infantil kolik daha nadir görülür. İleri yaşlarda kronik hastalıklar ve bazı kanser ile davranış problemleri de daha azdır. Ayrıca emziren annelerde depresyon, birçok kronik hastalıkta daha az rastlanır.

İstediği halde süt veremeyen anneler için de anne sütü kadar değerli mamalar telafiyi mümkün kılıyor. Süt veremediğimiz için kendimizi yiyip bitirmemiz hem kendimize, hem bebeğe çok daha fazla zarar veriyor.

Anne bebeğe bakabilecek durumdaysa ne ala. Her istediğinde emzirebiliyor, sevgiyle bakabiliyor, bebeğini güler yüzü, tatlı diliyle aynalayabiliyor, olumlu duygusal alışveriş gerçekleşiyor, şefkatli kollarıyla sarabiliyorsa o bebek için daha kıymetlisi yoktur.

İlk 6 ayda bebek giderek anneye bağımlı olur ve ona karşı artan bir bağlanma duygusu yaşar.

Altıncı aydan sonra ortaya belirgin olarak algılanan “anneden ayrılma kaygısı” çıkar. Bebek anneden ayrıldığında kaygı duyar, huzursuzlanır. Bu dönemdeki çocuk için sürekliliği olan anne(ya da anne bakımı veren) çocuk için en önemli güven kaynağıdır.

Doyuran, çocuk sevgisi, dokunuşu, konuşması gibi uyaranlarla besleyen, acı veren durumlardan koruyan annenin ya da bakım verenin sürekliliği çocuğun sağlıklı gelişiminde büyük önem taşır. Bu elbette anne ile bebek hiç ayrılmasın yapışık kalsın demek değildir.

En azından ilk 6 ay anne – meme, ilk bir yıl gittikçe ama yavaş yavaş artan ayrılık dönemleri, bir buçuk-iki yıl mümkünse daha az yapışıklık en idealidir.

Bu dönemin en kıymetli süreci, babanın ebeveyn işlevi kazanmasıdır. Anne için somut olarak karnında başlayan ebeveynlik sürecinde baba, anneye pek çok anlamda destek olur ve elinden geldiğince babalık işlevini gerçekleştirir. Bebeğin doğumuyla bağlanma, bakım verme gibi daha gerçekçi süreçler başlamıştır. Bu dönemde bebeğin bakımında büyükanne/yardımcıların desteğini yoğun olarak görsek de bakım verme sürecinin ikinci ayağını babanın oluşturması daha sağlıklı olandır. Babanın anneye vereceği desteğin yanı sıra çocuğun bakımı, uyku düzeni, sakinleşmesi ve birlikte zaman geçirilmesi konusunda sunacağı destek de çok kıymetlidir. Baba, anne ve bebeğe sunacağı destekle çekirdek aile sisteminin yapılanmasına büyük bir katkı da buluncaktır.

Ve tüm bu zorlu süreçte çift olarak birbirinize özen göstermeyi fırsat buldukça birlikte zaman geçirmeyi ihmal etmeyin.

Bebeğinizi kucağınıza alma mutluluğunu anne baba olarak keyfine varın.

Psikolog Emre Bulut

Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın